1. Hz. Ibrahim hakkinda genel
bilgiler
Hz. Îbrahim Kur'an-i Kerim'de bildirilen peygamberlerdendir : «
Kitap'ta Ibrahim'i an. Zira o, sidki bütün bir peygamberdi » .
Ülül'azm denilen peygamberlerin ücüncüsü olup
Mezopotamya'daki Keldâni kavmine gönderilmistir. Peygamberimiz
Muhammed Mustafa (S.A.V.)'dan sonra Allah katinda insanlarin en
üstünüdür, cünkü ileride görecegimiz gibi Allahü
Teâlânin varligini kendi akil ve mantigiyla bulmustur. Allah
ona Halil'im (dostum) diye buyurdu. Onun icin «Hâlilürrahman»
olarak zikredilir. Kendisine on suhuf (forma) verildi. Ogullari,
Ismail ve Ishak aleyhisselam'dan ziyade soyundan daha bircok
peygamber geldigi icin «Ebü'l enbiya» (peygamberler babasi) da
denilmistir. Beni Israil oglu olan Hz. Ishak, Arap kavmi ise
diger oglu Hz.Ismail'den türemistir. Babasinin Âzer'in mi,
Târuh'un mu olup olmasi hakkinda ihtilaf vardir (genis bilgi
ileride, 2.2 noktada verilecektir) . Bir rivayete göre annesinin
ismi Emile'dir . Hz.Ibrahim peygamberimizin dedelerindendir .
2. Hz. Ibrahimin hayati
2.1. Hz. Ibrahim'in yasadigi zaman ve
mekan
Ibrahim aleyhisselamin nesebi Nuh aleyhisselamin oglu Sam'a
dayanir. Hz. Nuh'un vefati ile Hz. Ibrahim arasinda iki peygamber
(Hz.Hud & Hz. Sâlih) vardir. Bu fâsila (rivayete göre,
M.K.) 1143 senedir. Hz. Hud ile Hz. Ibrahim arasinda da 630
yillik bir fâsila oldugu bildirilmistir. Dogum yeri Bâbil
kentidir .
2.2. Ibrahim aleyhisselamin babasi
Allahü Teâlâ Kur'an-i Kerim'de : «Ibrahim, babasi
Âzer'e...» buyurmaktadir. Bu âyetten anlasilacagi
gibi Hz. Ibrahim'in babasi Âzer isminde idi. Ama, bazilarina
göre Ibrahim aleyhisselamin babasi -Kur'anda bildirilen-
putperest Âzer degil, mü'min olan Târuh idi. Bu görüsü
destekleyenler arasinda meshurlari Abdülhakim Arvâsi, Kadi
Beydâvi ve Senâullah Dehlevi vardir, ama Sii'ler de bunu
söylemektedirler . Bir rivâyete göre Âzer Hz. Ibrahim'in -
amcasi olup - Târuh'un ölmesiyle Emile ile evlenip, Hz.
Ibrahim'in üvey babasi oldu. Tefsir yönünden bunu böyle
aciklamaktadirlar : En'am suresinin manasi : «Ibrahim,
Âzer olan babasina dedigi zaman» anlamindadir.
Böyle olmasaydi Kur'an-i Kerim'de «Babasi Âzer'e
dedigi zaman» demeyip, "Âzer'e dedigi
zaman" veya "Babasina dedigi zaman" demek
yetisirdi . Âzer, kendi babasi olsaydi "Babasi"
kelimesi fazla olurdu demektedirler. Bir kanit olarak Sua'ra
suresinin 219. ayetini göstermektedirler. Bu surede Allah «
Secde edenler arasinda dolasmani da görüyor » denilmektedir.
Buna göre Peygamberimizin sülâlesinde hicbir putperest
yokturdur. Bu görüse rededenler ise, ki bunlar arasindaTaberi,
Ebu Hayyan ve Elmalili Muhammed Hamdi Yazir vardir, acik olan
âyete (En'am, 74) bir mâna verilmek istenmistir demektedirler.
Mealine göre manalar degistigi icin anlamlar da degisir
teorisini ileri sürmektedirler. Konuya objektif bir yönle
bakmak gerekirse, Âzer'in Ibrahim aleyhisselamin babasi olmamasi
biraz daha mantiklidir. Sunu da belirtmek lâzim ki, bir
ücüncü fikir vardir. O da, Ibrahim aleyhisselamin babasinin
asil isminin Tarih veya Taruh olup sonradan - bir putun ismi olan
- Âzer ismine degistirmesi. Bu da Nemrud'un onu puthanesi'nin
nâziri olarak tayin etmesinden sonra gerceklesmistir . Ama
kaynaklar bu düsünce hakkinda bilgi vermiyorlar, onun icin
fazla dikkat etmemek gerekir. Biz burda ilmi gercekleri
tartismiyacagimiz icin bunu burda noktalamak gerekir. Bu
ihtilaf'in cözümünü ancak Rahman, Rahim, Evvel, Âhir, Kebir,
Aziz, Saafii, Mâlik, Gafur, Nur, Adl, Hak, Hakem, Rauf, Sehid,
Veli, Kerim, Bari, Cebbar olan ALLAH bilir. Âzer ayrica put
yapardi ve Nemrud'un yakininda bulunurdu. Onun bir dedigini, iki
etmezdi.
2.2. Hz. Ibrahim'in dogumundan peygamberligine kadar olan hayati
2.2.1. Hz. Ibrahim'in dogumuna kadar
vukuu bulan olaylar
Nemrud (2.3.2.2. no'lu noktaya bakiniz) ve ona tâbi olanlar
azginlik ve Allah'a isyan icinde yasamakta idiler. Bir gün
Nemrud bir rüya gördü. Bir rivayete göre, rüyasinda
gökyüzünde bir nurun parladigini, günesin, ayin ve
yildizlarin bu nurun isiginda kayboldugunu gördü. Diger bir
rivayete göre ise, rüyasinsda bir kimsenin gelip tahtindan
kaldirip kendini yere vurdugunu gördü. Müneccimlere gördügü
rüyayi anlatip tâbir ettirdi. Bunlar "Yeni bir peygamber
ve din gelecek, senin saltanatini temelinden yikacak ! Ona göre
tedbir almalisin" diye tâbir ettiler. Nemrud bu isin
tedbiri kolaydir deyip, " Bundan sonra kimse cocuk sâhibi
olmayacak. Hanimlardan uzak durulacak. Dogan cocuklar, erkekse
öldürülecek, kizsa birakilacak" emrini verdi. Bu suretle
100.000 mâsum bebegi öldürüldügü nakledilmistir .
2.2.2. Dogumundan sonra
Bu sirada Hz. Ibrahim'in annesi hâmile idi. Âzer'in durumunu
bildigi icin, onu doguma yaklasinca kendisinden uzaklastirdi ve
gizlice bir magaraya gitti ve orda Hz. Ibrahim'i dünyaya
getirdi. Dogduktan sonra annesi onu emzirdi ve magarayi kapatip
geri sehre döndü. Âzer'e ," Cocuk cok zayif dogdu ve
hemen öldü" dedi. Bundan sonra magaraya - gizlice -gelip
Ibrahim aleyhisselami emzirip geri eve dönerdi. Rivâyetlere
göre, Hz. Ibrahim magarada 7, 13, 16 veya 17 yasina kadar kaldi
.
2.3. Hz.Ibrahim'in tebligi
2.3.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasi
2.3.1.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i
aramasindan önceki durumu
Hz. Ibrahim'in imâni durumunu hakkinda Kur'an-i Kerim bilgi
vermektedir :«Andolsun biz Ibrahim'e daha önce
rüsdünü vermistik. Biz onu iyi tanirdik » .
Burdaki rüsdünü vermek peygamberlik, yahut Ibrahim
aleyhisselamin risâletten önce sahip oldugu hidayet ve dogruluk
manasina geldigi tefsirlerde bildirilmistir. Bu da gösteriyor
ki, peygamberlik Hz. Ibrahim'e genc yasta verilmis idi.
2.3.1.2. Ibrahim aleyhisselamin
tefekkür ile tevhid'i bulmasi
Ibrahim aleyhisselam hakkinda Allahü Teâlâ «
Halil'im » demistir. Bu da onun Allahi arayip
bulmasindandir. Bunun icin Kur'an-i Kerim'de sunlar buyrulmustur
: «Böylece biz, kesin iman edenler olmasi icin
Ibrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gecenin
karanligi onu kaplayinca bir yildiz gördü, Rabbim budur, dedi.
Yildiz batinca, batanlari sevmem, dedi. Ay'i dogarken görünce,
Rabbim budur, dedi. O da batinca, Rabbim bana dogru yolu
göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum,dedi.
Günesi dogarken görünce de, Rabbim budur, zira daha büyük,
dedi. O da batinca, dedi ki : Ey kavmim ! Ben sizin (Allah'a)
ortak kostugunuz seylerden uzagim » . Bu olay resmi
olarak bakilirsa Hz. Ibrahim'in peygamberlik baslangicidir.
Bundan sonra Hz.Ibrahim Bâbil kavmine Allah'in emirlerini teblig
etmeye basladi ve bircok delil gösterdi.
2.3.1.3. Ibrahim aleyhisselamin
putlari kirmasi
Babil halki Allah'in yolundan saptigi icin her sene putlar icin
âyin düzenlerdi. Bu âyin'de bir yere toplanir bayram yapar ve
sonra puthaneye gider, putlara secde eder, sonra da evlerine
dönerlerdi. Böyle bir bayram günü, Ibrahim aleyhisselam
puthaneye girip, bir balta ile bütün kücük putlari kirdi.
Baltayi da, en büyük putun boynuna asdi ve oradan uzaklasti.
Keldâniler puthâneye girince bütün putlarin kirildigini
gördüler ve bunu yapani yakalayarak cezâlandirmak istediler.
Hz. Ibrahimi getirip, bu isi sen mi yaptin dediler. Ibrahim
aleyhisselam « Kendisi dururken kücük putlara
tapinilmasi istemedigi icin, boynunda asili olan büyük put
yapmistir. Inanmazsaniz kendisine sorunuz » buyurdu.
Onlar 'Putlar konusamaz ki, sen onlara sor diyorsun' dediler.
Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam « O halde
konusamayan ve kendilerini kirilmaktan kurtaramayan putlara neden
ibadet edersiniz ? Size ve tapdiginiz putlara yaziklar olsun » dedi
, ama bu hic bir fayda vermedi, cünkü onlar : «Dediler
ki. Biz, babalarimizi bunlara tapar kimseler bulduk ».
2.3.2. Ibrahim aleyhisselamin atese
atilmasi
Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca putperestler bu isin onun
yaptigini anladilar ve ceza vermek üzere hapsettiler. Durumu
Nemrd'a bildirdiler.
2.3.2.1 Hz. Ibrahim ve Nemrud
Rivayete göre Nemrud Hz. Ibrahim'in yaptigini duyunca onu yanina
cagirdi. O zaman insanlar Nemrud'a secde ederlerdi. Ibrahim
aleyhisselam secde etmeyince Nemrud " Nicin secde
etmedin" diye sordu. Hz. Ibrahim de: « Ben beni yaratan
Allahü Teâla'dan ziyade secde etmem » buyurdu. Nemrud "
Seni yaratan kim ? " diye sorunca, Ibrahim aleyhisselam: «
Benim Rabbim, dirilten ve öldüren Allah'dir » diye cevap
verdi. Nemrud, " ben de diriltirim" diyerek zindandan
iki kisi getirtti. Birini serbest birakip, birini öldürdü.
Güya böylece diriltmis ve öldürmüs oldu. Hz. Ibrahim bunun
karsisinda : « Benim Rabbim günesi dogudan getirir, dogurtur.
Eger gücün yetiyorsa sen de bati'dan dogdur » buyurunca Nemrud
sasirip, âciz kaldi. Bu husus Bakara suresinin 258. âyetinde
bildirilmistir . Bu münazaranin vukuu buldugu zaman hakkinda iki
rivayet vardir. Birincisi, Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca
onu yakalayip hapsettiler. Sonra atese atmak icin hapisten
cikarip , Nemrud'un yanina götürdüklerinde gerceklesmistir.
Diger rivayete göre insanlar arasinda büyük bir kitlik
cikmisti. Bundan dolayi insanlar yiyecek almak icin Nemrud'a
giderlerdi. Nemrud her gelene, "Senin Rabbin kim ? "
diye sorar ve "Benim Rabbim sensin" diyenlere gida
maddeleri verirdi. Hz. Ibrahim yiyecek almaya gelip Nemrud ona bu
soruyu sorunca Ibrahim aleyhisselam : « Benim Rabbim dirilten,
hayat veren ve öldürendir » dedi ve böylece bu münazara
vukuu buldu . Bu olay'dan sonra Keldâniler Halilallah'i ceza
verek istediler ve onu ilk önce hapise attilar. Sonra Nemrud onu
atese atmaya karar verdi. Rivayete göre bu fikri Nemrud'un
aklina Hênun adinda biri getirdi ve Allah onu sonra yerin dibine
batirdi.
2.3.2.2. Nemrud hakkinda bilgiler
Burada Nemrud hakkinda bazi bilgilere deginmek istiyorum. Cünkü
bir müslüman icin önemli olan düsmanlarini iyi bilmesi.
Nemrud da vahsi bir düsmandir. Nemrud gaddar ve zâlim bir
hükümdardi. Bir rivayete göre Nemrud onun hakiki ismi degil, -
firavun - gibi bir ünvandi. Nemrud cocukken burnuna bir yilan
yavrusu kacmis, bu yüzden son derece cirkinlesmisti. Babasi bile
tahammül edememis ve öldürmege karar vermis. Fakat annesinin
yalvarmasi üzerine, onu bir cobana teslim etmis , coban da, onun
cirkin yüzüne bakmaga dayanamadigindan, onu dag basinda
birakmis, dagda Nemrud isminde bir disi kaplan, cocugu emzirerek,
onun yasamasina sebeb olmustur. Ismi (Nemrud) bu kaplandan
gelmektedir. Babasi öldükten sonra hükümdarliga gecen Nemrud,
kendisini ilah zannediyor ve bütün halkin kendisine tapmasini
istiyordu .
2.3.2.3. Ates'in Halilallah'i
yakmamasi
Ibrahim aleyhisselam'in atese atilmasi kararlastirildiktan sonra
odun toplaniyor ve kocaman bir ates yakiliyor. Problem
Halilallah'i atese atmakta. Rivayete göre Iblis insan sekline
girip Nemrud'a mancinik kullanmasini tavsiye ediyor . Kur'an'da :
« Onun (Ibrahim) icin bir bina yapin ve derhal onu
atese atin ! dediler » buyurulmustur. Bir bina
(mancinik) yapilip oradan Ibrahim aleyhisselam atese atilinca,
ates bir gül bahcesi oluyor. Diger bir rivayete göre ici balik
dolu bir havuz oluyor ates. Ve böylece ates Halilürrahman'i
yakmiyor. Bu kurtarma olayi Kur'an-i Kerim'in Enbiya suresinde
bildirilmistir : « Ey ates ! Ibrahim icin serinlik ve
esenlik ol» dedik. Böylece ona bir tuzak kurmak
istediler, fakat biz onlari, daha cok hüsrana ugrayanlar
durumuna soktuk » . Bugün S.Urfa'da « Ayn-i Zelika » veya «
Halilürrahman » isminde 50x30 m boylarinda bir havuz vardir.
Buranin Hz. Ibrahim'in atese atildigi yer oldugu, baliklarin
odunlardan meydana geldigi iddia olunmakta ve kimse bu baliklara
dokunmamaktadir . Tevrat'ta bu ates olayi hakkinda -Ibrahim
peygamberin yahudilerin soyunun babalari kabul edildigi halde -
bir bilgi yokturdur.
2.4. Ibrahim peygamberin Bâbil'i
terketmesi
Kur'an-i Kerim'de buyuruluyor ki : « (Oradan kurtulan
Ibrahim :) Ben Rabbime gidiyorum. O bana dogru yolu gösterecek
» . Böylece Hz. Ibrahim küfür diyarindan hicret
ederek Sam'a gidiyor . Hicret ederken de, « Ey Rabbimiz, ancak
sana tevekkül ettik ve (taatle) sana yöneldik ve ahirette de
dönüsümüz ancak sanadir » diye dua ettikleri Mümtehine
suresinin 4. ayetinde bildirilmistir . Baska bir rivayete göre
Harran'a (Filistin) gittigi rivayet edilir .
2.5. Ibrahim aleyhisselam Misir'da
Ibrahim aleyhisselam ordan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte
Misir'a gitti. Rivayete göre o siralarda 38 yasinda idi. O
zamanin Firavunu cok zâlim ve cebbâr, Sinan bin Ulvân isimli,
Dahhâk'in kardesi olan pek kibirli birisiydi. Firavun güzel
kadinlardan cok hoslanirdi ve güzel bir kadin gördü mü hemen
onu ne pahasina olursa olsun Haremine alirdi. Kadinin kocasi
varsa onu öldürürdü. Hz. Sâre cok güzel bir kadin oldugu
icin, Firavun veya Melik Ibrahim aleyhisselama zevcesinin kim
oldugu hakkinda sorunca Ibrahim aleyhisselam Firavun'un Hz.
Sâre'ye musallat olmasini engellemek icin din bakimindan kardesi
olduguna niyet ederek : « Kiz kardesimdir » dedi. Pek zâlim
olan bu hükümdar, Sâre hatunu almak isteyip sarayina cagirtti.
Fakat musallat olmak isteyince nefesi kesilip, elleri, ayaklari
tutmaz oldu. Yere yikilarak debelenmeye basladi. Allahü Teâlâ
Hz. Sâre'yi Firavun'un serrinden koruyup musallat olmasini
engelledi. Hükümdar bu durum karsisinda korkusundan Hz.
Ibrahim'in zevcesini ona geri yolladi . Hz. Sâre'ye yaklasinca
onu cin zannettiginden, yanina bir de Hâcer isimli bir câriye
verdi. Böylece bundan kurtulacagini zannetti . Bu olay Ebu
Hureyre'nin bildirdigi Hadis ile bildirilmistir (bkz. Buhari,
Müslim). Tevratta da bu olayin böyle - kücük
modifikasyonlarla - gerceklestigi yazmaktadir . Bundan sonra
Halilürrahman Misir'i terkedip geri Filistine dönüp Sebu'
isimli yere yerlesiyor .
2.6. Hz.Ismail
Ibrahim aleyhisselam'in Hz. Sâre'den cocuklari olmuyordu.
Yaslari da gittikce ilerliyordu. Ibrahim aleyhisselam Bâbil'den
ayrilirken: «Rabbim ! Bana sâlihlerden olacak bir
evlat ver, dedi » diye niyazda bulundu. Hz. Sâre'de
bunu cok istiyordu, ama cocugu olmuyordu. Firavun'un kendisine
verdigi câriyesi Hz. Hâcer'i azad edip Ibrahim aleyhisselama
evlenmesi icin verdi ve Hz.Ibahim Hz. Hâcer ile evlendi. Bu
evlilikten Hz. Ismail dogdu. Muhammed aleyhisselamin (s.a.v.)
nuru Hz. Ismail'in alninda intikal etti. Ibrahim aleyhisselam onu
cok sever ve yanindan ayirmazdi. Hz. Sâre nurun kendisine
intikal edecegini umuyordu. Bu sebeple Hz. Hâcer'e karsi kalbi
gayret hâsil oldu. Ve birgün Ibrahim aleyhisselam'dan Hz.
Hâcer ile Hz. Ismail'i baska bir yere götürüp birakmasini
istedi. Allah'in emriyle Halilallah bu istegi yerine getirdi ve
Hacer hatun ile Ismail aleyhisselami (s.a.v.) alip Mekke'ye
götürdü ve onlari orada birakti . Ilerisini Hz. Ismail'in
hayatinda anlatacagim.
2.7. Misafir melekler
2.7.1. Meleklerin müjdesi
Ibrahim peygamber yasi gittikce ilerliyordu. Bu sirada melekler
gelip Ibrahim aleyhisselama bir oglunun dogacagini müjdelediler
: « Hem o kullara, Ibrahim'in misafirlerinden haber
ver. Hani melekler, Ibrahim'in yanina girdikleri zaman,
"selam" demisler, Ibrahim de onlara: "Biz sizden
korkuyoruz" demisti. Melekler: "Korkma ! Gercekten biz
sana bilgin bir ogul müjdeliyoruz" dediler » .
Rivayete o sirada Hz. Ibrahim 120 ve Hz. Sâre de 99 yasinda idi.
Müjdeyi vermek üzere gelen melekler gayet güler yüzlü
birer´genc suretinde Ibrahim aleyhisselamin karsisina ciktilar.
Bunlarin Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.) ve Israfil (a.s.) oldugu
Ibn-i Abbas'dan rivayet edilmistir. Cebrail aleyhisselam ile
birlikte 7 veya 9, veya 10 bir yahut da 12 melegin bulundugu
rivayet edilmistir. Melekler bu müjdeyi verdikten sonra Lut
kavmini helak etmeye gittiler (genis malumat icin bkz.
«Hz.Lut»). Melekler, "Selamunaleyke" deyince Ibrahim
aleyhisselam "Aleyküm selam" diyerek mukabelede
bulundu. Onlari evinde en iyi yere oturttuktan sonra ikram etmek
üzere hemen bir buzagi getirdi. Misafirlerine ikram etti ise de
onlar yemedi. Bundan dolayi Hz. Ibrahim'in kalbine biraz süphe
düstü. O zamanin âdetine göre bir eve misafir gelip, ikram
edilenden bir sey yerse ondan emin olunurdu; misafir bir sey
yemezse onun zarar vermek icin geldigi hükmedilirdi. Ibrahim
aleyhisselam tekrar melekleri davet edince, onlar "Biz
yemegin ücretini vermeden yemeyiz" dediler. Hz. Ibrahim
"Bedelini verin de yiyin. Bu yemegin bir ücreti var diye
karsilik verdi. Melekler bu ücreti sorunca, Hz.Ibrahim: «
Bismillah ,demek. Sonunda da Elhamdülillah, demektir » dedi.
Bunun üzerine Hz. Cebrail, Mikail aleyhisselam bakarak : « Bu
zât, Allahü Teâlânin dost edinmesine lâyik bir kimsedir »
buyurdu. Bu sirada Hz. Sâre perde arkasinda duruyordu.
Meleklerin müjdesi üzerine: «(Ibrahim'in karisi:)
Olacak sey degil ! Ben bir kocakari, bu kocam da bir ihtiyar iken
cocuk mu doguracagim ? Bu gercekten sasilacak sey ! dedi »
dedi. Âyet-i kerimede onun icin « Dâhiket » buyrulmustur. Bu
kelime hem gülmek, hem de hayz oldu manasina gelmektedir.
Cumhur'a göre gülme manasinda kullanilirsa da Ikrime ve
Mücahit'e göre hayz oldu anlamindadir bu kelime. Ayrica
gülmesi hakkinda da degisik rivayetler vardir. Meleklerin korkma
demesi üzerine Ibrahim aleyhisselamin korkusunun gitmesi icin
gülmüstür. Bir baska rivayete göre Ishak aleyhisselamin
müjde verilmesi hakkinda ellerini yüzüne kapayip gülmüstür.
Cünkü kendisi cok yaslanmisti ve bir cocuk dogurmanin ihtimali
sifirdi o yasta. Hz. Ibrahim de yukarida belirttigimiz gibi 120
yasina gelmisti. Diger bir rivayete göre, ellerini yüzüne
kapamasi, yasliliginda hayz görmesinden ve bunun farkina
varmayip hâyasi sebebiyle utanmasindan ileri geldigi
bildirilmistir. Hz. Sâre'nin bu sözlerine karsilik melekler
" Sen Allahü Teâlânin emrine mi, takdirine mi
sasiyorsun" dediler ve Ibrahim aleyhisselamin cikip Lut
kavmi'nin ikamet ettigi yere gittiler . Yahudiler Ibrahim
aleyhisselamin misafirleri hakkinda baska bir beyânat
vermektedirler. Onlara göre Hz. Ibrahim'e melekler degil, bizzat
- tövbe hâsaa - Allah gelmistir. Yanina da bazi melekler almis,
güya . Ve onlara göre misafirler Hz. Ibrahim ile beraber yemek
yemisler.
2.7.2. Ishak aleyhisselamin dogumu
Meleklerin haberinden 1 sene sonra Hz. Ishak dogdu . Ileride Hz.
Ishak hakkinda mâlumat verecegim.
2.8. Hz. Ibrahim'in Mekke'ye yolculugu
2.8.1. Ibrahim aleyhisselam Mekke'de
Ismail aleyhisselam büyüyüp genclik cagina girmisti.
Cürhümilerden Arapca ögrenmis ve onlar arasinda yüksek makama
erismisti. O Cürhümilerden bir kiz ile evlendi. Bu sirada ise
Hâcer aleyhisselam vefat etmisti. O sirada Hâcer hatun 99
yasinda idi ve Kâbe'nin bitisiginde bir yer olan ve Hicr denilen
yere defn edildi . Ibrahim aleyhisselam bir gün oglunu ziyaret
etmek üzere Sam'dan Mekke'ye dogru yola cikti. Hz. Ismail'in
evine varinca oglu yiyecek temin etmek icin evde yoktu. Ibrahim
aleyhisselam Hz. Ismail'in hanimindan mali durumlarini sorunca,
hanimi hallerinden sikâyetci oldu. Giderken de ogluna söylemesi
icin tenbihte bulundu: " Kocan geldiginde benden selam
söyle, kapisinin esigini degistirsin" ve oradan ayrildi ve
evine geri döndü. Ismail alehisselam eve gelip bunu duyunca,
olayi anladi ve hanimindan ayrildi. Baska bir kadinla evlendi.
Ibrahim aleyhisselam bir müddet sonra Mekke'ye yine gidince oglu
yine evde bulunmuyordu. Bu sefer Hz. Ismail'in hanimina ayni
soruyu sordu. O da cevaben: " Biz hayir ve saadet icindeyiz
" dedi. Ne yiyip ictiklerini sorunca da, "Et yiyip,
zemzem iciyoruz" dedi. Bunun üzerine Halilallah: " Yâ
Rabbi ! Bunlarin etlerini ve sularini mübarek kil, bereket
ihsân eyle " diye dua etti ve oradan geri Sam'a döndü.
Ibn-i Abbas'in rivayet ettigi bir hadiste Pegamberimiz (s.a.v.)
buyurdu ki:«Ibrahim (a.s.) zamaninda Mekke civarinda
hububat bilinmiyordu. Av etiyle gidalanilirdi. Eger o zaman
hububat mâlum olsaydi, Ibrahim (a.s.) hububat hakkinda dua
ederdi » . Ibn-i Abbas bu Hadis hakkinda buyurdu ki:
" Ibrahim aleyhisselamin bu duasinin bereketiyle Mekke sicak
olmasina ragmen, et ile su, burada diger yerlere nazaran
insanlara daha faydalidir " .
2.8.2. Kâbe'nin insasi
Günlerden bir günde Allahü Teâlâ haliline Kâbe-i Muazzamayi
yapmasini emreyledi. Kâbe'nin insasi hakkinda iki rivayet vardir
: Melekler Allah-i Zisanin emriyle binâ ettiler; Adem
aleyhisselam melekler ile birlikte insa etti. Bunun üzerine
Ibrahim aleyhisselam yeniden Mekke'ye dogru yola cikti. Mekke'de
oglu Ismail aleyhisselami zemzem kuyusu basinda buldu. Allah'in
emrini ona da söyledi ve Ismail aleyhisselam ona yardim
edecegini ekledi. Kâbe'nin nereye yapacagini bilmedigi icin, bir
rivayete göre Cebrail aleyhisselam Kâbe'nin su andaki yerini
gösterdi. Ilkönce temeli kazmaya basladilar ve Adem
aleyhisselam zamanindaki temeli buldular. Ayni temel üzerine
Kâbe'yi insa ettiler. Hz. Ibrahim oglunun getirdigi taslarla,
Cebrail aleyhisselamin târifine uyarak Kâbe'yi yapiyordu.
Nihayet Kâbe'nin duvarlari yükseldi ve yukariya tas yetisemez
oldu. Bundan dolayi büyük bir tas getirdiler ve Ibrahim
aleyhisselam bu tasa basarak duvar örmeye basladi. Mübarek
ayaginin izi cikan bu tasa da Makâm-i Ibrahim denilir. Kâbe de
tavaf namazi bu tasin bulundugu yer olan Makâm-i Ibrahim'de
kilinir . Kâbe tamamlaninca Ibrahim aleyhisselam ogluna: "
Ey Ismail ! Iyi bir tas getir ki, hacilara isaret olsun"
buyurdu. Ismail aleyhisselam bir tas getirdi ise de Hz. Ibrahim
daha iyi bir tas istedi. Bunun üzerine, Ebu Kubeys dagindan:
" Cebrail aleyhisselam tûfanda bana bir tas emanet etti.
Gel onu al ! " diye bir ses isitti. Hemen Ebu Kubeys
dagindan Hacer-ül-esved tasi alinip, Kâbe'deki yerine kondu .
Kâbe insa edildikten sonra Ibrahim aleyhisselam, Allah'in: «
Insanlar arasinda hacci ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse
nice uzak yoldan gelen yorgun argin develer üzerinde (...) tavaf
icin Kâbe'ye gelsinler » emriyle, yüzünü Yemen
tarafina cevirip: " Ey insanlar ! Allahü Teâlâ bir ev
bina ettirdi ve bu evi ziyaret etminizi emreyledi. Geliniz,
Kâbe'yi ziyaret ediniz " diye seslendi. Allahü Teâlâ da
sesini bütün dünyaya duyurdu. Insanlar bu sesi duyunca: «
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk " diye cevap verdiler. O zaman,
ana rahminde ve baba sulbünde olan ne kadar hacca gidecek varsa
« Lebbeyk » dediler. Bir defa gidecek olan bir kere, iki defa
gidecek olan iki kere ve daha fazla gidecek miktarina göre cevap
verdiler . Kâbe'nin insasindan sonra Ibrahim aleyhisselam Sam'a
dönüyor ve bütün aile efradini alip Hac ediyor.
2.8.3. Kâbe hakkinda bilgiler
Kâbe-i Muazzama, Mescid-i Haram'in ortasinda, dört köse tastan
bir oda olup, 17 m yüksekliktedir. Kuzey duvari 8,8 m, güney
duvari 7 m, dogu duvari 11,9 m, bati duvari da 12,8 m
genisliktedir. Dogu ve güney duvarlari arasindaki kösede
Hâcer-ül-esved tasi bulunmaktadir. Kâbe'nin dogu duvarinda bir
kapi vardir. Kapi yerden 1,7 m yükseklikte, eni 1,7 m ve boyu
2,7 m'dir. Kâbe'nin dört kösesine Rükn denir. Sam'a dogru
olana Rükn-i Sâmi, Bagdat'a olana Rükn-i Irâki, Yemen
tarafina olana Rükn-i Yemâni ve dördüncü köseye de Rükn-i
Hacer-ül-esved denir .
2.9. Hz. Ibrahim aleyhisselamin duasi
2.9.1. Ibrahim aleyhisselamin iki dualari
2.9.1.1. Halilallah'in Kur'andaki
duasi
Kâbe'yi tamamladiktan sonra Ibrahim aleyhisselamin dua ettigi
Kur'an-i Kerim'de zikredilmektedir :«Hatirla ki
Ibrahim söyle demisti: Rabbim ! Bu sehri (Mekke'yi) emniyetli
kil, beni ve ogullarini putlara tapmaktan uzak tut. Cünkü onlar
(putlar) insanlarin bircogunun sapmasina sebep oldular, Rabbim.
Simdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karsi gelirse,
artik sen gercekten cok bagislayan, pek esirgeyensin . Ey
Rabbimiz! Ey sâhibimiz! Namazi dosdogru kilmalari icin ben,
neslimden bir kismini senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin)
yaninda, ziraat yapilmayan bir vâdiye yerlestirdim. Artik sen de
insanlardan bir kisminin gönüllerini olara meyledici kil ve
meyvelerden bunlara rizik ver! Umulur ki bu nimetlere
sükrederler. Ey Rabbimiz! Süphesiz ki sen bizim gizleyecegimizi
de aciklayacagimizi da bilirsin. Cünkü ne yerde ne de gökte
hicbir sey Allah'a gizli kalmaz. Ihtiyar halimde bana Ismail'i ve
Ishak'i lutfeden Allah'a hamdolsun! Süphesiz Rabbim duayi
isitendir. Ey Rabbim! Beni soyumdan gelecekleri namazi devamli
kilanlardan eyle; ey Rabbimiz! duami kabul et! Ey Rabbimiz!
(Amellerin) hesap olunacagi gün beni, ana-babami ve müminleri
bagisla ! » .
2.9.1.2. Hz.Ibrahim'in ikinci duasi
Ibrahim aleyhisselamin diger duasi hakkinda da Imam-i Gâzâli
mâlumat veriyor: " Ibrahim aleyhisselam sabahladigi vakit
söyle buyuruyordu: « Ey Allah'im. Bu gün yepeyeni
bir yaratilistir. Binâenaleyh bugünü tâatinle benim icin ac,
magfiret ve rizanla kapat! Bugün de bana nezdinde kabul olunacak
haseneyi ihsan eyle. O haseneyi gelistir ve benim icin onu kat
kat artir. Ve bugünde islemis oldugum günahlari benim icin
affeyle. Cünkü bolca affeden ve her nimeti kullarina ihsanda
bulunan, kullarini siddetle seven, daha istemeden evvel onlarin
isteklerini bilip takdir eden sensi » . Râvi diyor
ki: Bir kimse Hz. Ibrahim'in duâsiyla sabahladigi takdirde o
günün sükrünü edâ etmis sayilir .
2.9.2. Ibrahim aleyhiselamin babasi
icin duasi
Kur'an-i Kerim'den bize nakledildigine göre Ibrahim peygamber
babasi icin Allah tarafindan istigfâr dilemistir. Mucizât-i
Kur'an-iyenin Tevbe suresinin -113. âyetin mukabili olarak -
114. âyetinde: «Ibrahim'in babasi icin af dilemesi, sadece ona
verdigi sözden dolayi idi. Ne var ki, onun Allah'in düsmani
oldugu kendisine belli olunca, ondan uzaklasti. Süphesiz ki
Ibrahim cok yumusak huylu ve pek sabirli idi» . Ibrahim
aleyhisselam babasina kendisinin affi icin Allah'a dua edecegine
dair söz vermis ve onun Allah tarafindan affini dilemisti. Fakat
babasinin Allah düsmani oldugunu anlayinca dua etmeyi birakti .
Peygamberimiz (S.A.V.) de amcasi Ebu Tâlip icin Allah'tan
magfiret dilemek istemis, bunun üzerine Tevbe sure-i serif'in
113. âyeti inmisti.
3. Halilallah'in vefati
Hz. Sâre yasinda ölmüstü. Allah'in dostu da Kudüs'de ikâmet etmekteydi. Bir
gün evden gelince evinde birisinin oldugunu gördü. Bu misafir Azrail aleyhisselam
idi. Ibrahim aleyhisselam :'Seni iceriye kim birakti' dedi. O da:'Buranin sahibi'
diye cevap verince, Halilallah:'Buranin sâhibi benim ve ben seni iceriye birakmadim'
dedi. Azrail aleyhisselamin: 'Beni buraya buranin ve her seyin sahibi birakti'
demesi üzerine Ibrahim aleyhisselam bu misafirin bir melek oldugunu anladi.
Kimsin diye sordu ve Azrâil aleyhisselamin oldugunu ögrendi. Ibrahim aleyhisselam
ona: "Ziyârete mi geldin ? Ruhumu almaya mi ?" buyurdu."Eger
izin verirsen ruhunu almaya!" diye cevap verdi. Hz. Ibrahim de : "Dost
dostun canini alir mi ?" deyince, "Yâ Ibrahim bunu Allah'a sorayim"
buyurdu. Azrâil aleyhisselam hemen gidip geldi ve Allahü Teâlâ: " Dost
dosta kavusmak istemez mi ?" buyurdu dedi. Halilallah bunu isitince: "Cabuk
gel kardesim, hemen canimi cânâna kavustur, benim icin bundan daha büyük bir
müjde olamaz" buyurdu ve ruhunu teslim etti . Ibrahim aleyhisselam Kudüs
civarinda Habrun kasabasinda bir magaraya defn edildi. Bu kasaba Halilürrahman
olarak bilinmektedir . En meshur camisi de « Halilürrahaman » camisidir. Su
anda Israilogullarinin elinde bulunup Hebron olarak bilinmektedir .